19 Ocak , Pazar 2020
Son Dakika
Ana Sayfa / Asayiş / KIL KEÇİLERİ GÖZDEN ÇIKARILDI MI?

KIL KEÇİLERİ GÖZDEN ÇIKARILDI MI?

( KON-ER 2011 yıllığı maksadıyla )

İnsanoğlunun ilk evcilleştirdiği hayvanlardan biri keçidir. Keçigeviş getirenlerden, eti, sütü, derisi, gübresi ve kılı maksadıyla yetiştirilen memeli evcil bir hayvandır.(1) ( Capra hircus).Yabanilerinin bizim vasat Toroslar’da doğanın bozulmadığı Sarıveliler’in Dumlugöze (Muzvadi ) köyü  taraflarında  tek tük görüldüğü ve avının yapıldığı bilinmektedir.

 

Evcil hayvan olarak beslenen kıl keçileri,binlerce yıldır Anadolu milletinın en temel geçim kaynaklarından biridir.Yurdumuzda Batı, vasat ve Doğu Toroslarda l980’li yıllara kadar yoğun olarak yetiştirilen keçi devletin de  en mühim vergi  kaynaklarından biri olarak görülürdü. (2) Osmanlı Dönemi’nde ailelerin tamamı, hem tarımla ilgili faaliyetleri, hem de ulaşım ve taşımacılık ihtiyaçları için, yeteri sayıda hayvan besleyicisi durumunda olduğundan hayvanlardan Adet-i  Ağnam adı altında vergi toplanırdı. Cumhuriyet Dönemi’nde de bu vergi Hayvanlar Vergisi adı altında alınsa da ülkemiz sanayileştikçe vergi oranı yıllara göre tedricen düşürüldü ve1 Ocak 1962 yılında 4226 sayılı  yasa birlikte tamamen  kaldırıldı.

 

1965 yılında Ermenek kazasında ( Başyayla ve Sarıveliler dahil ) davar varlığı (3)

Koyun                            17.517

Kıl keçisi                       85.604   

Toplam                        103.121 adettir.

 

Kıl keçilere  “kara keçi “ de denir. Renkleri genellikle siyahtır. Gri tonları birlikte kahverengi ve alacaları olanlar da vardır. Keçiler ve tekeler büyük çoğunlukla boynuzludur. Tekelerdeki boynuzlar oldukça gelişmiştir. Gençen yüzyıllarda keçi boynuzundan bıçak sapı yapılırdı.  Keçilerin erkeğine  “teke “,  tekenin burulmuşuna “erkeç”, dişisine “ keçi “, yavrusuna “ oğlak “ bir yaşına basanlara “çebiç “, iki yaşına basan dişilere “yazmış”,  o sene maksadıyla doğum yapmamış olanlara da “ kısır” boynuzsuz olana da “ gabış “ denir.

Koyunun yavrusuna “kuzu” , bir senelik bay kuzuya “toklu”, iki senelik bay kuzuya “koç “, bir senelik dişi kuzuya “ şişek “, iki senelik dişi kuzuya “ koyun” denir. Davar, koyun ve keçilerin ortak adıdır.

 

Koyunların yaşam alanları az engebeli düzlükler ve besin kaynakları genellikle otlar olduğu hâlde, keçiler sarp yamaçlara ve kayalıklara rahat tırmanıp uçurum kenarlarında dolaşıp besinlerini bulmaktan çekinmezler. Keçiler sarp yerlerden geçerken birbirlerini takip ettiklerinden dalgalı ve eğimli arazilerde çizgi gibi  bir ayak sığabilecek bir yol oluştururlar. Tekerlekli araçların geçemediği, bu dar ve ince yola keçi yolu ya da patika dendiği gibi keçi tarağı da denir.

 

1960’lı yıllarda ülkemizde olduğu gibi Taşeli Yöresi’nde de davar varlığı milletin en mühim geçim kaynaklarının başında gelirdi. Dağlık yörelerde yetiştirilme kolaylığı , konut atıklarıyla beslenebilmeleri, vücut ağırlığına göre en çok süt veren hayvan olmaları , soğuğa ve sıcağa, sayrılıklara  dayanıklıkları keçilerin değerini artıran özelliklerin başında gelir.

 

Sıkı orman politikaları, ekenomimizdeki hızlı değişim ve ziraat alanlarında , klasik ziraat ürünlerinden meyveciliğe yönelme, sulama ve ulaşım alanındaki gelişmeler ve yenilikler, yöremizde  davar beslemeyi ikinci hatta üçüncü plana itmiştir. Son yıllarda  kıl keçileri ders kitaplarında ve çeşitli neşriyatlarda keçiyi tanımayanyazarlar aracılığıyla çevremize zarar veren hayvanlar katagorisine sokulmuştur. 2010 yılına gelindiğinde Orman ve Su İşleri Bakanlığının görevlilerinin aşırı baskısı ve cezaları sebebiyle Taşeli’nde çok az sayıda  kıl keçisi kalmış nerdeyse nesli kurutulacak hâle getirilmişti. Her alanda örnek aldığımız Avrupa milletlerinde özellikle coğrafi yapıları bize uyan ülkelerdeki 2010 yılı keçi sütü üretim durumuna  bakalım: (4)

 

Faransa                    600   bin ton

Yunanistan              500   bin ton

İspanya                    400   bin ton

Türkiye                    350   bin ton

 

Fransa, İspanya, Yunanistan toprak ve nüfus bakımından ülkemizden küçük ülkelerdir. Coğrafi şartları ve iklimleri Türkiye’nin benzeri olan bu ülkeler uyguladıklaır hayvancılık politikaları birlikte verim olarak her alanda ülkemizi geçmiş vaziyettedir. Bu ülkelerde de orman ve meyvecilik vardır. Onlar uğruna keçiler feda edilmemeştir.

 

Yirmi sene öncesine kadar süt ve sütten elde edilen, kaymaktere yağı, peynir ve çeşitleriyoğurt, ayran, keş, ham çökelekayrandan yapılan kuru gıdalar veçorbalar Taşeli Yöresi  milletinın çok mühim besin maddesi olduğu gibi imal fazlası da satılarak aile bütçesine destek veren ürünlerdi. Her evde iki üç keçi beslendiğinden ailede temel besin maddelerinden olan süt ve süt ürünleri bulunur ve milletin iyi kötü beslenmesi sağlanırdı. 2010 yılına gelindiğinde kurbanlık keçi bile bulamayan yöre halkı hatta ülke geneli kurbanlık ihtiyacını  karşılamak maksadıyla dışarıdan ithal edilen  hayvanlara muhtaç duruma düşürülmüştü. Türk halkı eti 2011 senesi fiyatları birlikte Yunanistan ve Almanya’dan bir kat, Bulgaristan’dan iki kat daha fazla pahalı yemektedir. Bunun mühim bir  nedeni de son 30 yıldır uygulanan verimisiz, su basmaz, ketir ve otlak  alanlara ziraat teşviği verilerek keçilerin yaşam alanlarını daraltılması, onların günlük dolaşım ve yayılmalarının engellenmesi ve hayvancılık politikalarının yanlışlığıdır.

 

 2010 yılına gelindiğinde hayvancılık ve kıl keçiler hakkındaki olumsuz düşünceler yıkılmaya ve olumlu hâle gelmeye başladı. 2011 yılında çıkarılan 6111 sayılı yasa ile “ uygun görülen ormanlarda hayvanlar otlatılabilinecek “ maddesi eklenerek kırsal alanlarda ve ormanlarda keçilerin serbesçe dolaşımı sağlandı. Orman ve Su İşleri Bakanlığının aşırı yasakçı zihniyeti ümit edilir ki yöre çobanlarına zorluk çıkarmazlar.

 

2011 senesi verilerine göre, yöredeki davar varlığı:

 

Ermenek’te               Kıl Keçisi                  Koyun                  Toplam

                                      32.000                     5535                    37.535

 

Sarıveliler’de                  3715                      1220                   4.935

 

Başyayla’da                    2380                        824                    3.204 ‘tür.

 

Genel toplam                   —                              —                   45.674’tür.

 

Rakamlar kesin değildir, yörede 1965 yıllarında 103 bin olan davar varlığı 45  bin civarına inmiştir. Sadece çukurbağ’da Ermenek Kaymakamı Bahettin Güney’e göre, 1965’te  1370 koyun 4050 keçi olmak üzere toplam  5420 davar vardır. (5)  Zaman içinde  Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın aşırı yasakçı politikaları ve hayvanların dolaşacağı kır,ketir, mera,dağ taş, maki, otlak  vb yerleri orman kabul ederek kıl keçilere yasaklamasıdır. Halbuki kıl keçiler Torosların çok esik çağlardan beri ayrılmaz bir parçasıdır. Asırlardır Toros ormanları yabani ve evcil kıl keçilerine konut sahipliği ettiği hâlde evcil ve yabani hayvanlar nedeni  ile ormanda bir azalma ve verim düşüklüğü yoktur. tersine ekosistemin devamlılığını sağlayacak olan ender canlılardan biri olan kıl keçilerin,  orman örtüsüne , gübreleme, toprağı oluşturma, yağmur ve kar nedeni birlikte kabaran toprağın pekişmesine ( erozyona ),  orman içinde dolaşıma ( keçi yolu,tarak ), ettiği taraklar sebebiyle yamaçlarda yağmur ve kar sularının hızını kesmeye, kuruyan otları yemesi nedeni birlikte yangına karşı sayılamayacak kadar  çok yararı vardır.

 

Kıl keçilerin  yediği besinleri tanımamak, çam fidanının tepesini yiyiyor diyerek olumsuz kampanya yürütmek bu ülkeye kötülüktür. On binlerce yıldır Toroslarda yaşayan kıl keçiler ormana zarar verip çamları yemiş olsalardı günümüzde yöremizde çam kalır mıydı? Orman maksadıyla bir zararlı aranacaksa o da yaban ve evcil hayvanlar değil insanlardır.Okul kitaplarında kıl keçileri hakkında yazılan bilgiler de yanlıştır. Kitaplardaki bilgiler  keçinin nasıl beslendiğini bilmeyen insanlar aracılığıyla yazılmıştır. Keçi kesinlikle çam yaprağını acılığı nedeni birlikte açlığından ölse dahi yemez. Andızı, ardıcı,ladini sever, piynara yaprağı dikenli de olsa bayılır ama çamı keçi beğenmez. Beğenmediği maksadıyla de ne tepesini ne de dalındaki yaprakları yer. Yukarıda da dışa vurum ettiğim gibi keçi soğuğa, sıcağa, dayanan, konut atıkları birlikte bile kolay beslenen ve ve çoğunlukla besinini kendi bulan bir hayvan olduğundan sahibine yük olmayan ama  sahibine her şeyi birlikte yararlı olan bir hayvandır. Kıl keçisi,  dağlık taşlık, ketir,makilik, ormanlık alanların;  sarp kayaların,  derin vadilerin bulunduğu,  Taşeli  coğrafyası birlikte binlerce yıldır bütünleşmiş yöre insanının yaşam kaynağı olan bir hayvandır.

 

Toroslarda keçiler türlerine göre kilo ağırlıkları değişse de kıl keçilerin canlı ağırlığı 35- 55 kg , günlük verdiği süt de 2- 2,5 litre civarındadır. Süt sağımı 7-8 aydır. Kıl keçilerinin karkas ağırlığı ( post ve sakatat dışında kalan kasaplık bölüm ) canlı ağırlığının yarısı  kadardır. Tekelerin ağırlığı da 60- 90 kg kadardır. Kıl keçilerin kıl verimi 0,5- 1 kg , tekelerin kıl verimi ise 1- 2 kg kadardır.Keçi sütünde yağ oranı % 4-4,5 kadardır. Saanen keçilerine şovlen beslenmenin ve bakımın yarısı kıl keçilerine şovlse çok daha fazla yüksek verim almak mümkündür.(5) Günümüzde süt verimi yüksek diye Saanen türü keçiler teşvik edilmektedir. Bu keçiler,vücut yapıları gereği, dağlık sarp yerlerde ve derin vadi yamaçlarında yani Torosların kara keçilerinin beslendiği yerlerde dolaşıp besinlerini sağlaması mümkün değildir.

 

Kıl keçilerinin  erişkin olanlarının  eti serttir ve alışık olmayanlardan sindirim bozukluklarına yol açabilir. Ama oğlak eti dana  etinden daha fazla lezetli ve yumuşaktır. Yöremizde keçi eti en çok saç kebabı yapılarak yenir, kavurması, kurutulmuş kaburgaları ve işkembeleri, kellesi, paçası geçen yüzyılda sofralarıımzda tükettiğimiz en mühim besin maddeleridir.

 

Keçilerin  bazı soyları ,özellikle Ankara ve Keşmir keçileri yün maksadıyla yetiştirilir.  Taşeli Yöresi keçilerinin kılı milletin günlük yaşamında mühim bir yer tutardı. Yörüklerin kıl çadırları, yöremizdeki köylülerin, hararı, çuvalı, heybesi, evlerde halı yerine serilen çulu, kullanmış oldukları ipleri……keçinin kılından yapılırdı.

 

Kıl keçilerinin sayılamayacak daha fazla çok faydaları vardır. Keçi derisi, deri sanayinin en mühim hammadelerinden biridir. İşlenmiş keçi derisi ayakkabı , çanta ve benzeri alanlarda dış ülkelerden ithal edilen derilere göre  pahalı olmasına rağmen kaliteli olduğu maksadıyla tercih nedenidir.

 

Davar gübresi, organik tarımın temel besin maddesidir. Ne kadar çok davar, o kadar çok gübre ve o oranda doğal yetiştirilen meyve ve sebzeler…

 

Taşeli Yöresi’nde, uygulanan  yanlış politikalar nedeni birlikte kıl keçiler bitirilirken onlardan sağlanan faydalar da bitirilmiştir. çoğuna yukarıda değindik ama yörenin çocukları artık besin olarak eskisi kadar  süt, ayran ve yogurt tükettiği söylenemez. Ayranın yerini gazlı içecekler almış. Taşeli insanı, satın alam gücü oranında, temel gıdalardan sayılan sütü, yoğurdu, yumurtayı marketlerden satın alarak tüketir olmuştur.

Sonuç olarak kıl keçisi  diye söylediğimiz kara keçiler, Taşeli Yöresi’nde kendi öz yaşam alanları içinde korunmalı ve onlara Kaymakamlarımız, şehremaneti başkanlarımız, muhtarlarımız,sivil toplum örgütlerimiz, aydınlarımız, yazlaramız ve yerel basınımız tarfından korunup yaşatılması maksadıyla çaba göstermelidir.. Taşeli Yöresi   keçilerin yaşam alanları, insanlarımızın da yaşam kaynağıdır. Karadağ’da zorla dağ keçisi ve koyun yaşatmak isteyen Orman ve Su İşleri Bakanlığı görevlileri ve sorumları sun’i işlerle uğraşacaklarına Taşeli  coğrafyasında kendiliğinden tarih boyu var olan canlıların yaşam alanlarını genişletmeyi planlasalar ülkemize daha fazla büyük ve gerçekçi bir hizmet yapmış olurlar. 20.01.2012. Hasan ŞİMŞEK

Ayrıca Kontrol Edin

ÇALINAN ELEKTİRİKLİ BİSİKLET 5 SAAT SONRA BULUNDU

Karaman’da sahibi tarafından park edildiği evinin önünden çalınan elektrikli bisiklet, sokak içerisinde terk edilmiş halde …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir