13 Aralık , Perşembe 2018
Son Dakika
Ana Sayfa / Asayiş / ERMENEK’TEKİ KÖMÜR OCAĞI FACİASI

ERMENEK’TEKİ KÖMÜR OCAĞI FACİASI

Can yakıcı, felaket bir manzara, olayın geçtiği yer, Karaman ili, Ermenek ilçesi Pamuklu köyü çevresindeki kömür ocağı, tarih 28 Ekim 2014 Salı günü vakit 12,15 işçileri yemek saati. Yer altında kömür çıkardıkları yerde bir anda işçiler büyük bir su patlaması birlikte karşılaşıyorlar, 34 işçiden kaçabilen 16 kişi kaçıp kurtuluyor kaçamayan 18 işçi yerin altında sular içende kalıyor. Yedi gündür bir haber yok, kurtarma çalışmaları bütün gücüyle sürüyor. Olayın duyulmasından itibaren ajanslar TV’ler sürekli en ufak ayrıntılara kadar sürekli kamuoyunu bilgilendiriyorlar.

 “Karaman ili Ermenek ilçesi, Güneyyurt beldesi yakınlarında Cenne ( Pamuklu ) Kalesi batısında Has Şekerler Madencilik’e  ait kömür ocağında su basması sebebiyle 18 işçi yerin altında mahsur kaldı.”  Devletin bütün imkânları kullanıldığı hâlde bugüne kadar işçilere ulaşılamadı. İlgili üç bakan orada kurtarma çalışmalarını gece gündüz yönetmeye çalışıyorlar.

 

Ermenek’teki kömür ocaklarının işletmeciler aracılığıyla kapatılıp işçiler süresiz izin vermeleri haberi üzerine 13 Ekim 2014 tarihli “ermenek haber, ermenek gündem ve kgrt internet sitelerinde çıkan yazımda işçileri süresiz izin verilerek sokağa atılamayacağını ve acar çıkan yasada elde edilmiş haklarını işverenlerin ( bunlar 9 ocak, 9 ayrı işletme ) vermesi gerektiğini tespit edilen ücretin hesaba kitaba dayandığını özellikle yemek ve yol parası kesmelerini, işletmecilerin klasına yakışmayacağını yazmış ve barışçı bir yol izlemeleri temennisinde bulunmuştum. Uyarımızı dikkate almadılar, işçilerin yol ve yemek parsını vermediler. Bu şartlarda çalışacaksanız geliniz çalışınız diye söylediler. İşçiler gönülsüz işbaşı yaptılar. Fecaattan sonra  Sayın Cumuhurbaşkanı ve Başbakanımız dahil herkesin öfkelerini üzerlerine çektiler.

 

Olaydan evvel anılıyoruz ki maden ocağında çalışan işçilere yemek ve yol parasını vermedikleri gibi üstelik de işe gelmez iseniz dışarıdan işçi getirtiriz söylemelerinde bulundukları duyumu var. İşçiler geleceklerinden endişe edip korktuklarından işletmelerin isteklerine boyun eğmek zorunda kaldılar.

 

Kömür işletmesindeki su baskını ve işçilerin yerin altında kalması faciası duyulur duyulmaz kurtarma ekipleri olay yerine koşup kurtarma çalışmaları maksadıyla büyük gayret sarf etseler de bir varlık gösteremediler. Şimdi Soma Faciası’ndan (1 ) arkasından bu olay da yaşanınca ilgililer bir “günah keçisi” aramaya başladılar: 1999 Marmara Depremi sonrası bir yapsatçı olan Veli Göçer’e, olan onca ihmallerin, yönetim hatalarının, eksikliklerin ve kusurların bedeli fatura edilmişti. Sanki depreme ve binlerce yıkılan evlere, geçitlere ve fabrikalara Veli Göçer neden olmuştu. Hâlbuki A’dan Z’ye zincirleme devletin bütün kuramlarının hataları, kusurları ve ihmalleri vardı, ulusça ağır bir fatura ödiye söyledik. Has Şekerler Madencilik Limitet Şirketinin işlettiği ocaktaki su baskınına ve 18 maden işçisinin mahsur kalması birlikte ilgili olaya gelince, durum vahim, sonuç inceleme, tahkikat ve yargı sonucunda net olarak anlaşılacak ama siyasi hükümetın ve onların yerel temsilcilerinin bu konuda ağır ihmalleri var. Tek bir kişiyi Saffet Uyarı günah keçisi olarak görüp suçlamak eksik bir yaklaşımdır.

İktidara yakınlığı birlikte bilinen acar Şafak Gazetesi Ankara Temsilcisi Abdülkadir Selvi’nin yazdığına göre, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan , Ermenek’te emek kazasına kurban giden işçilerin ailelerine şöyle demiş:

Keşke daha fazla evvel bir mektup yazsanız ya da bir şekilde bize bunu bildirseydiniz, gereğini yapardık.”

Başkanımız Sayın Ahmet Davutoğlu’da, Abdülkadir Selvi’ye göre,( 2 )

“ Ben de bu toprakların insanıyım, Ulaştırma bakanı Lütfi Elvan sizin evladınız.Onu bilgilendirseydiniz, biz takibini yapardık.”

Hâlbuki  Ermenek’teki  maden ocaklarında işçi işveren ilişkisi arasındaki anlaşmazlığı herkes biliyordu.  Kaldı ki olaydan 17 gün evvel büyük risk alarak işçi işveren arasındaki anlaşmazlığı  bir çözüm olur düşüncesi birlikte yukarıda da dışa vurum ettiğim gibi “ermenek gündem, ermenek haber ve karamanın sesi/kgrt “ internet sitelerinde yazdığım bir yazı birlikte duyurmuştum. (3 ) Basını takip etmekle mükellef valilik birimleri ve Sayın Vali Koca’nın bu durumu bilmemesi mümkün değildir. Yeşil Ermenek de yaşanan vukuatları ayrıntılı bir şekilde haber olarak çeşitli sayılarında verdi. Yeşil Ermenek gazetesinin yazdıkları Sayın Bakan’a ulaşmasa bile basın danışmanları aracılığıyla takip edilmesi ve duyurulması gereken çok mühim bilgilerdir. vilayet mebusu Sayın Mevlüt Akgün de ocaklardaki sorunları yakından bilip ilgili birimlere ilettiği ve çözüm maksadıyla gayret sarfettiği yöre insanları aracılığıyla bilinmektedir.

 Ne yazık ki Ulaştırma Bakanımız ve il mebusu olan Sayın Lütfi ELVAN Bey Taşeli Yöresi’nin yönetim, eğitim, tarım, teşebbüscilik alanında sağlıklı ve güvenli yönetilmesine yardımcı olamıyor. Yanlış yerlerde yanlış adamlar çalıştırılmasına vesile oluyor. Dün olduğu gibi bugün de biri hariç danışmanları yöreye karşı yabancıdır.  Nerede hizmet maksadıyla çalışan parlak bir yönetici var o Ermenek’ten gönderilmiştir, önceki kaymakamlardan Sayın Mehmet Demir ve danışmanlardan Ali Aydoğmuş örneğinde olduğu gibi.

Türkiye’de linyit madenleri mutlaka işletilmelidir, kapatılmak çözüm değildir, çözüm: uygar ülkelerde maden ocakları nasıl ve hangi şartlarda işletiliyorsa Türkiye’de benzer şartlarda işletilmeli, madenin işletildiği yöre insanına, işletmeciye, millete ve devlete refah sağlamalıdır. İnternette rastladığım linyit işletmeciliği birlikte ilgili bir raporda “ öyle anlaşılıyor ki kömür ocaklarında yer altı üretiminin artırılmasında, büyük ölçüde mekanizasyon ve modernizasyon a gerek duyulmaktadır. Rekabet, serbest piyasa ekonomisi ve işletme kârlılığı koşullarında gerek yer altı işletmelerinde gerek açık işletmelerde kurulu kapasite kullanım oranı, işgücü verimliliği, emek organizasayonu, nitelikli eleman istihdamı dünya standartlarna çıkarılmalıdır.” derken linyit kömür işletmelerinde dünya standartlarına göre ne kadar geride olduğumuzun bir belgesidir.

 Linyit kömürünün % 80’i termik santrallerde elektrik üretme amaçlı tüketilmektedir. Türkiye’de elektriğin % 35-40 liniyit ocakları yanında kurulan termik santrallerden sağlanmaktadır. İthal kömürle çalışan termik santraller de vardır, Gökova örneğinde olduğu gibi. ülkemizde linyit rezervi 2,75 milyar tondur. Linyit rezervlerinin 1,6 milyar tonunu kapsayan kısımda işletmeler kömür çıkarmaya sürek etmektedirler. Türkiye’de 88 adet kömür sahası vardır, bunlardan 27’si işletme, 20 adeti rodövanslı ( kiralık ),41 tanesi de işletmeye kapalı sahalardır. Cari açığın en büyük kalemi erke (doğalgaz ve petrol ) olduğundan ülkemizdeki termik santrallerin ihtiyacı olan linyit ocaklarından termik santrallere kömür çıkartmak zorunludur. Enerjiyi yöneten kaynaklar göre kömür ocaklarına dayalı elektrik üretme hedefi ülke bazında % 50 olarak hedeflenmektedir. Bu nedenle düşük kalorili de olsa linyit ocaklarında kömür çıkarılmasına önem verilmektedir. Ermenek’teki kömür ocaklarına bağlı termik santraller yoktur, orada çıkarılan kömürler, fabrikalarda, küçük sanayi kuruluşlarında ve yakıt amaçlı çevre illere gönderilmektedir. Temennimiz bundan arkasından kimse mağdur olmasın, kimse acı çekmesin, insanlarımız ölmesin.

04.11.2014. Hasan ŞİMŞEK

Ayrıca Kontrol Edin

KARAMAN NARKOTİK

KARAMAN’DA UYUŞTURUCU OPERASYONU

 Karaman’da polisin yaptığı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 2 kişi tutuklandı. Alınan bilgiye göre, Karaman Emniyet …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir